Yerel bir konuda Sivas’la ilgili güzel şeyler duyduğumda çok mutlu oluyorum. Zira bu şehrin kendi yaşam alanım olması ve umutlarımı, hayallerimi, geleceğimi bu şehirle ilgili planlayınca, Sivas vazgeçilmez bir mekân oluyor bizler için.

Aslında Sivas çok stratejik bir kent ülkemiz için de. Yer altı, yer üstü kaynakları, madencilik, tarımsal alanları ve coğrafi konumu, ulaşım özelilikleri her bakımdan mühim bir şehir, ilerleyen yıllarda bu önemliliği daha da artacak diye düşünüyorum.

Fakat Sivaslı kendi değerinin farkında değil veya farkında olsa da elinden bir şey gelmiyor.

Bence farkında değil!

Keza kendi kaynaklarının farkına varabilmiş olsalar kaynaklarını dışarıdan gelip kullananlara, bu kadar hovardaca davranıp, küçük kazançlar için büyükçe bir zengin geleceği terk etmezler.

Sivaslı biraz ehli keyiftir.

Yani tembel.

Yani çalışmayı çok sevmez.

Durum böyle olunca da bu durumu iyi tespit eden insanlar gelip, Sivas’ın kaynaklarını kendi geleceklerini kurtarmak için kullanıyorlar.

Sivas’ta maalesef bu alışverişten hep kaybeden oluyor.

Tarım alanlarını patatesçilere kiralayan insanlar, topraklarının verimsizleştirildiğinin farkında değiller.

Yıllarca patates cipsçilerine hizmet edecekler, sonra iş işten geçtikten sonra eyvah diyecekler.

Zaten genetiği ile oynanmış İsrail tohumların cirit attığı bir ülkede, Sivas’ta bu işten nasibini alacak.

Madencilik anlamında da Sivaslı kendi zenginliklerini kendisi kullanamıyor, dışarıdan gelen yatırımcıların Sivas ekonomisine hiçbir şekilde katkı sağlamadan, üstelik sorumluluklarını da yerine getirmeden, yıllarca kullanıp geriye çöplüğünü bırakıp gidiyorlar.

Kömür yatakları, demir, krom, magnezyum, nikel ve daha birçok maden yataklarını gelip parselliyorlar.

Madenin çıktığı bölgedeki yerleşim yerlerinden istihdam oluşturmak şartına rağmen, yerine getirmediklerini, hatta yatırımın belli bir oranında ve oradaki faaliyetten kazanılan kazancında belli bir yüzdelik oranında, bölgeye yatırım yapma şartları da olmasına karşın bu sorumluluklarını yerine getirmediklerini de duyuyoruz.

Kim bunları görecek?

Kimler bu haklarının farkına varıp, zaten kendisinin yararlanmadığı bu kaynakların, hiç olmazsa gerçek nemasını bölgeye kullandıracak?

Sivaslı kendi kaynaklarına sahip çıkmalı.

Sivaslı kendi insan kaynaklarını da kullanamıyor.

Sivas ile ilgili karar merciinde bulunan siyasetçileri de ithal ediyor.

Kendi şehrinde yetiştirdiği, ruhen bu şehri her bakımdan yaşayan, sporundan, kültürüne, ticaretinden, siyasetine, varlığından, yokluğuna her alanda var olmuş kendi insanlarına bir türlü sahip çıkamıyor.

Dışardan eli çantalı, ithal Sivaslılara bir avuç tuz ile koşup sahip çıkıyor!

Sivaslı kesinlikle ilerleyen süreçte bu coğrafyanın çok önemli ve nitelikli bir konuma geleceğinin farkında olmalı.

Kendisi için kayıp geçen bu süreci, çocukları, torunları içinde kayıp geçmemesi için çalışmalıdır.

İlgili sivil toplum kurumları, meslek örgütlenmeleri, yerel idareciler topyekûn sorumluluk almalı.

TSO yatırım danışmanlığı ve araştırma kurulları oluştursun. Sivas’ın kaynaklarını yine Sivaslılardan oluşacak yatırımcılar grubuyla, hem kendileri için, hem de bu şehrin geleceği için kullandıracakları hayırlı işleri yönlendirsin.

Sivas’ın tarihi kentli geçmişi, ülkemizin seksen iki vilayetinin içinde ilk beşte yer alacak ehemmiyettedir.

Bu stratejik özelliği zaman içinde daha da önemli hale gelecektir.

Şimdilik köyleştiğine bakmayın!

Yatırımlarınızı Sivas’a yapın.

Hiç kuşkunuz olmasın ki 1950’den beri en fazla göç veren Sivas, bu göçü tersine çevirecektir.

Ayrıca yeni dönemde siyasetin de bütün dengeleri değişecektir.

Bu dengeleri Sivaslılar kendi insan kaynaklarına dönük değerlendirmeli.

Eli çantalı abilere ihtiyaç yok. Zira bu şehir yirmi yıldır “Abi” sendromu yaşıyor ve hiçbir katkısını da görmedi.

Bırakın abileri, onlar gitsin cemaatlerine, tarikatlarına abilik yapsınlar.

Sivas’ın abiye değil, şehrin her kesimiyle bütünleşen “Gardaşlara, Bacılara” ihtiyacı var. El ele, kol kola, yürekten bu şehrin derdiyle dertlenen kendi aralarından çıkaracakları hizmet erlerine ihtiyacı var.

Sözün özü Sivaslı kendi kaynaklarına sahip çıkmalı.